Ritüel mi Yoksa Farkında Olmadan Büyü mü Yapıyorsunuz?
- mervesevinc
- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Birçok insan son yıllarda sosyal medya sayesinde“ritüel” kelimesini daha sık duymaya başladı. Bolluk ritüeli, aşk çekme ritüeli, bereket çalışması… İlk bakışta hepsi iyi niyetli ve zararsız görünüyor. Ama bilmeden yapılan bu çalışmalar kolayca büyü yönüne de sapabilir. Instagram'da "kesin başarı" iddiasıyla size sunulan ritüel tarifleri ne kadar masum?

Önce kavramları biraz netleştirelim.
En sade hâliyle büyü; niyet, dikkat ve enerjinin çeşitli materyallerle birleşmesiyle bir frekans formülü yaratılarak gerçeklik üzerinde etki oluşturma çabasıdır. Yani bir şeyi değiştirmek, yönlendirmek ya da etkilemek için yapılan bazı formülüze edilmiş uygulamalar büyüye girer.
Ritüelde ise 3 şey önemlidir: niyet, tekrar ve sembolizm. Neye odaklandığınız (niyet), bunu ne kadar süreklilikle yaptığınız (tekrar) ve bunu hangi araçlarla desteklediğiniz (semboller, sözler, şekiller) o etkiyi oluşturur. Sabah kalkınca aynı düşüncelerle güne başlamak bile bir nevi ritüeldir. Sürekli aynı korkuyu beslemek de öyle.
Sorun şu ki, Instagram’da paylaşılan ritüellerde insanlar çoğu zaman neyi ne amaçla kullandığını bilmeden, sadece yönlendirmelerle hareket ediyor. Kanla, sabunla ve saçla bir şeyleri yakarak ve okült sembolleri bilinçsizce kullanarak ritüel yaptıklarını sanıyorlar.
Bu da ritüelleri basit bir niyet çalışmasından çıkarıp farkında olmadan bir tür büyü pratiğine yaklaştırıyor.
Örneğin ritüellerde kullanılan geometrik şekiller ezoterik anlamda boş değil. Tarih boyunca semboller belirli anlamlar ve frekanslarla ilişkilendirilmiştir. Rune’lar, sigil’ler ise olayı daha da tartışmalı bir boyuta taşıyor. Ritüeli veya büyüyü işletecek varlık frekansı bu şekiller aracılığıyla aktive ediliyor.
Rune dediğimiz şey ilk bakışta aslında eski bir sembol sistemidir. Sigil ise daha kişisel ya da özel olarak oluşturulan sembolik enerji mühürleridir.
Tekrar edersek, ezoterik anlamda bunlar sadece “şekil” değildir. Bir anlam taşırlar, yaratımdaki bir frekansı temsil ederler. Bir varlığı ya da belirli bir enerjiyi “çağıran” ve sabitleyen araçlar olarak görülürler.
Ritüelin içine giren geometrik şekiller, rune'ler ve sigil'ler ritüeli, basit bir niyet çalışmasından çıkarıp, farkında olmadan bir tür büyü pratiğine yaklaştırır. Ve kişi, niyeti için bir enerji kanalına, bir varlık aracılığıyla bağlanıp bağlanmadığı meçhul, hayatına neyi çağırdığını ya da kendinde neyi aktive ettiğini bilmeden belki de bir büyü yapmış olur.
Büyü etik kabul edilmez çünkü çoğu zaman başka insanların iradesine müdahale etmeyi, bir sonucu zorla elde etmeyi ve hayatı kontrol altına almayı hedefler. Bu yaklaşım rızayı ve doğal akışı ihlal eder. Ruhsal tekamül adına büyük bir engeldir.
İnsan ya da hayvan vücut parçalarını (kan,tükürük,saç) manyetizmaları için çeşitli semboller ve okült geometrik şekillerle birlikte kullanmak büyü kategorisine girer. Belirli zamanlarda bolluk ve bereket niyetiyle bir kaba tarçın, şeker ve çeşitli bakliyatları koyduğuz veya hayatınıza çeşitli pozitif frekansları çekmek için ayın belli günlerinde sarı, pembe gibi farklı renkleri giydiğiniz pratikler ise sembolik ritüeller olarak değerlendirilirler. Burada evrensel yasalara büyü gibi bir müdahale yoktur.
Bu yüzden tekrar başa dönelim:
Ne yapıyorsunuz, neden yapıyorsunuz ve gerçekten neyi alanınıza davet edip bilmeden kime hizmet ediyorsunuz? Lütfen sosyal medyada gördüğünüz her ritüeli üstüne düşünmeden bilinçsizce uygulamayın.



Yorumlar